Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Farklılık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Farklılıklarımız İle Varız

 Farklılıklarımız İle Varız *** İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak.  Deneyimsel Tasarım Öğretisi  de insanın amacını amaç edinmiştir.  "Kim Kimdir" ,  "İlişkilerde Ustalık"  ve  "Başarı Psikolojisi"  programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur.  "Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır." ***

Farklılıkları Fark Et!

 Farklılıkları Fark Et! *** İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak.  Deneyimsel Tasarım Öğretisi  de insanın amacını amaç edinmiştir.  "Kim Kimdir" ,  "İlişkilerde Ustalık"  ve  "Başarı Psikolojisi"  programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur.  "Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır." ***

Uyumlu İlişkiler

Uyumlu İlişkiler Selin açtı penceresini, sabahın o temiz havasını içine çekti. "Bugün hava ne kadar da güzel, bir yürüyüşe mi çıksam?" diye düşündü. Tam o sırada aklına büyük halası gelmişti. "Tüh ya Naciye halam da geçenlerde beni aramıştı hiç ziyarete gelmiyorsun diye." Selin, halasıyla pek anlaşamazdı. Kendisi hayatını 3-5 kelimeyle idame ettirebilirken halası hiç onun gibi değildi. Konudan konuya atlayıp her şey hakkında konuşabilirdi. Bu yüzden onu ziyaret etmek Selin'e hep zor gelirdi. Selin bunları düşünürken bir yandan da "Yaşlıca kadın, sıkılmıştır şimdi, gideyim az onu dinleyeyim" diye içinden geçirdi. Onun için bu ziyaret sohbet etmekten daha çok halasını dinleyip geldiği bir şeydi. Üstünü giyinip evden çıktı. Yol üstünden sıcak simit alıp çaldı halasının kapısını... Hoş geldin... "Canım kızım hoş geldin, ne çok özlettin kendini. Niye sık sık gelmiyorsun ki, senin rahmetli babanda böyle gidip gelmezdi çok özlerdik onu. Sahi baban demişk...

Farklılıklarımız Zenginliğimizdir

Farklılıklarımız Zenginliğimizdir… Kahvaltıda her gün sadece zeytin çeşitleri olsa… Ya da sadece peynir çeşitleri olsa… Sıkılır mıyız?  Sıkılırız değil mi?  Oysaki kahvaltıyı zengin yapan farklılıkların olması… Aynı insanlar gibi… Bazı insanlar az konuşmak ister Bazı insanlar konuşmayı çok sever.  Bazı insanlar hızlı ve hareketlidir.  Bazı insanlarsa daha yavaş hareket eder.  İnsanların farklılık ları vardır.  Ve bu farklılıklar zenginliklerimizdir… Herkes aynı şeyden motive olmaz. Herkes aynı olaya benzer tepkiyi vermez. Bazıları daha duygusal bazıları ise daha mantıksaldır.  Bazıları evinde çok eşya severken bazıları çok az eşya sever.  İşyerinde herkes senin gibi olsa o iş yürümez. İnsanlar birbiriyle aynı olmak zorunda değil… İnsanların farklılıkları var… Ve bu farklılıklarımız zenginliklerimizdir…  Peki farklılıklarımızı nasıl fark ederiz?  Farklılıklarımızın nedeni ne?  Farklılıklarımızı nasıl yönetebiliriz?  Ve neden bu ...

Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz!

Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz Mercan ve kuzeni Gamze sabahtan beri evin içinde dört dönüyorlardı. Kış gelmeden detaylı temizliğe girişmişlerdi. "Hepsini bugün bitirmek şart mıydı?" diye söylendi Mercan. Komodinin üstünü silerken fotoğraf çerçevesi yere düştü. Eline alıp uzun uzun fotoğrafı incelerken, sesi duyup gelen Gamze; "Hayırdır kocanı mı özledin?" diye muzipçe takıldı kuzenine. "Yok ya baksana, yıllar oldu hala aynı ciddi bakış, aynı duruş. Benim adamın yüzü gülmüyor ya da ben güldüremedim ne bileyim. Baba olacağının haberini aldığında bile dudağının kenarı biraz oynamıştı düşün." diyerek anlatmaya başladı. Bu adam niye hep ciddiydi? Onun bu donukluğu, sakinliği bazen çekilmez hal alıyordu Mercan için. Sabahları günaydın diye cıvıldayarak kalkan Mercan, karşısında bir şey demeden banyoya giden kocasını buluyordu. Sabahları çirkin mi oluyorum acaba diye kaç kere içinden geçirmişliği vardı. Farklılığından mı? Yoksa… Heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatı...

Yeni Başlangıçlar Zordur

 Yeni Başlangıçlar Zordur Elinde valizi kürkçü dükkanına geri dönüyordu Elif. Burayı bıraktığı için biraz hüzünlüydü. Başlarda bu şehri bu kadar seveceğini düşünmezdi. Şehre geldiği ilk gün geldi aklına...  Tren garının dik ve uzun merdivenlerini elinde ağır bir valizle çıkmaya çalışmıştı. “Daha trenden iner inmez aşılması gereken bir zorluk!” diye söylenmişti. Ne kadar zorlandığını ellerinin ne kadar acıdığını hatırladı. Trenlerin kalkışı için geçilen anonslar, insanların kalabalığı derken epey ses vardı. Şehrin kokusu da bir başkaydı, geldiği yere pek benzemiyordu.  Elif orta okuldan beri hayallerini kurduğu üniversiteyi kazanmıştı. Şimdi o şehirde yeni bir hayata başlıyordu. Ailesinden ilk defa ayrılıyordu. Hayatının bu evresine kadar üniversiteyi kazanmak için çok çalışmıştı. Diğer tüm ihtiyaçlarını ailesi halletmişti. Annesi onu temizliğe dahil etmemiş, toz bile aldırmamıştı. Hele mutfağa hiç sokmamıştı. “Aman evladım sen ders çalış, ben başka bir şey istemem.” der d...

Yol Mu Yokuş Mu?

Yol Mu Yokuş Mu? Nermin gözü camda Efe’yi bekliyordu. "Yine arkadaşlarıyla takıldı herhalde, her gece bir yerlerde. Ne kadar da gezmeyi eğlenmeyi seviyor bu adam" diye söylendi. Yağmurlu bir günün gecesiydi. Yağmur sokağa değil de Nermin’in içerisine yağıyordu sanki. Efe’yle evleneli henüz bir yıl bile olmamıştı. Efe’ye markette kendisine "yardımcı olabilir miyim?" demesiyle gönlü kaymıştı. Ne hoş, ne kadar anlayışlı, ne kadar yardımsever bir erkek diye içinden geçirmişti. Nermin, doğduğundan beri aynı mahalledeydi ama daha önce Efe’yi görmediğine emindi. "Görmüş olsaydım mutlaka hatırlardım" diye en yakın arkadaşı Mehtap’a söylemişti. Mehtap, Nermin’in anlattığı kişinin alt katına yeni taşınan kişi olduğunu hemen anladı. Bunu duyan Nermin’in yüzünde gülücükler açmıştı. Henüz taşınalı iki hafta olmuştu ama Efe hakkında Mehtap’ın bilgisi çok fazlaydı . Mehtap zaten meraklı biriydi. M ahalleye kim geldi kim gitti her şeyi merak eder öğrenirdi. Efe’nin de İs...