Yeni Başlangıçlar Zordur Elinde valizi kürkçü dükkanına geri dönüyordu Elif. Burayı bıraktığı için biraz hüzünlüydü. Başlarda bu şehri bu kadar seveceğini düşünmezdi. Şehre geldiği ilk gün geldi aklına... Tren garının dik ve uzun merdivenlerini elinde ağır bir valizle çıkmaya çalışmıştı. “Daha trenden iner inmez aşılması gereken bir zorluk!” diye söylenmişti. Ne kadar zorlandığını ellerinin ne kadar acıdığını hatırladı. Trenlerin kalkışı için geçilen anonslar, insanların kalabalığı derken epey ses vardı. Şehrin kokusu da bir başkaydı, geldiği yere pek benzemiyordu. Elif orta okuldan beri hayallerini kurduğu üniversiteyi kazanmıştı. Şimdi o şehirde yeni bir hayata başlıyordu. Ailesinden ilk defa ayrılıyordu. Hayatının bu evresine kadar üniversiteyi kazanmak için çok çalışmıştı. Diğer tüm ihtiyaçlarını ailesi halletmişti. Annesi onu temizliğe dahil etmemiş, toz bile aldırmamıştı. Hele mutfağa hiç sokmamıştı. “Aman evladım sen ders çalış, ben başka bir şey istemem.” der d...
Dününden daha iyi olmak isteyen herkes için…