RÜZGAR Derin bir nefes alarak oturdu bankın üzerine… Canı yanıyordu. Canını yakan duyduğu gerçekler miydi, yoksa bu zamana kadar gözünün içine kadar sokulan ama kendisinin hiç fark etmeyişi miydi? Onu henüz kestirememişti. Hayatta her şeyin bir sebebi vardı. Şimdiye kadar duymaktan, görmekten kaçtığı tüm şeyler, şimdi aklına hücum etmiş gibiydi. Nasıl baş edeceğini bilmiyordu. Belki de bir şeyleri toparlamak yeniden dizayn etmek için tam sırasıydı. Yalnız hissediyordu kendini…Bu his yabancı değildi ona biliyordu içten içe bu yolda insan kendi ile kalıyordu. Çocukken annesine, kimse beni sevmiyor diye serzenişte bulunurdu. Annesi “Hiç böyle düşünme yavrum. Seven sevdiğini yalnız bırakmaz. ” diyordu. Gerçekten seven kimdi o zamanlar pek anlayamamıştı ama şimdi de o küçük kız çocuğu gibi ilgiye muhtaç hissediyordu. Daldığı derin düşüncelerden onu uyandıran serin bir rüzgârın dokunuşu oldu. Öylesine güzel bir dokunuştu ki yakıcı günün sıcağını serinleten, insanın içine ferahlık veren, sa...
Dününden daha iyi olmak isteyen herkes için…