Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bayram etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bayram Ertesi Tatlı Krizleri

Bayram Ertesi Tatlı Krizleri Bayram tatili ni geride bıraktığımız günlerdeyiz. Adı üstünde “ Bayram ”; keyifli şeylerin serbest ilan edildiği, kısıtlamaların bir süreliğine rafa kaldırıldığı bir zaman dilimi… Her ziyaret, ev yapımı baklavalar, açılan börekler, ikram edilen çikolata ve şekerlerle dolup taştı. “Ölümü gör, yemezsen! Sizin için açtım. Bir daha bulamazsınız.” “Vallahi şimdi Nebahat yengeden geliyoruz. O da güllaç ikram ettiydi. Bir tane alayım madem…” “Aaaa! Nebahat hazır yufkayla yapıyor. Üstelik malzemesini de az koyar o. Bayram dediğin baklava sız olmaz. Hem benimkisi el açması! Hiç itiraz istemem. Bitecek bu tabaklar!” Bazen zorla, bazen de “İstemem, yan cebime koy…” der gibi geçen ziyaretler… Dördüncü ziyarete artık insanın ne cesareti ne de fizyolojisi yeter. Zira bu yeme maratonundan sağ çıkılabileceğine dair ciddi endişesi oluşur insanın. Bayramda tatile çıkanların durumu da pek farklı değildir. Onlar da gittikleri memleketin lezzetlerine kapılmışlardır. Zaten bizde...

Sepetler Dolusu

Sepetler Dolusu Ramazan yaklaşıyordu. Gamze birkaç parça eksiğini almak için iş çıkışı markete uğramıştı. Her yerde ışıklı tabelalar, duvarlarda göz kamaştıran koca koca ekranlar...  “İnsanların dikkatini çekmek, onlara daha fazla şey aldırmak için neler yapıyorlar?” diye düşündü.   Ürünler ekranlarda film şeridi gibi yavaş yavaş ilerliyordu. Altlarında fiyatları indirimliymiş gibi kocaman yazılar vardı. En üstte de “ Ramazan geldi, hoş geldi. ” yazısı ve süslemeler vardı. “Ramazan geliyor” diye insanlar alışveriş e gelmişler, sepetler tıka basa doldurulmuş, kasa kuyruğu metrelerce uzamıştı. İnsanlar sıranın kendisine gelmesini saatlerce bekleyebiliyorlardı. Bazıları var ki; birisi sırada beklerken, diğeri hala sepeti doldurmaya devam ediyordu. Sepet dolup taşmış, aldıklarını koyacak yer kalmamıştı. İşin ilginç tarafı; eve alınan malzeme çok, ama yemek pişirmek için tencereye koyacak bir şey yoktu. Eskilerin tabiriyle “kap doldurmayan” bir sürü abur cubur alınmıştı. Peki,...