Ana içeriğe atla

Kayıtlar

mutlu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Senin Yaşamın Ama

Senin Yaşamın Ama... *** İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak.  Deneyimsel Tasarım Öğretisi  de insanın amacını amaç edinmiştir.  "Kim Kimdir" ,  "İlişkilerde Ustalık"  ve  "Başarı Psikolojisi"  programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur.  "Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır." ***

Kibir

Kibir İnsanın bu hayatta kendini çok başarılı ve mutlu hissettiği zamanlar vardır.  Çalıştığı işte zirveye ulaştığını düşündüğü zamanlar… Her şeyin istediği gibi hatta istediğinden daha mükemmel gittiği zamanlar; Terfi aldığı… Satış hedeflerini tutturup, hedeflerinin üzerine çıktığı… Yöneticisinden takdir aldığı… Alkışları topladığı… “Ben... Ben... Ben...” sözlerini dilinden düşürmediği, “Ben neymişim be abi…” dediği zamanlar. İnsan böyle zamanlarda neler başardığını düşünerek kendini çok değerli hisseder.  Ve bazı düşünceler geçiverir aklından: “Bu şirkette en önemli işi ben yapıyorum.”, “Benim sayemde şirket büyüyor.”, “Ben olmasam bu şirket batar.”, “En değerli kişi benim bu şirkette.” … O alkışlar, o övgüler insanın duygularını o kadar etkiler ki kendisini mükemmel görür. Bu başarılarda başkalarının payının olmadığını, her şeyi tek başına yaptığını düşünmeye başlar. Sonuçta kendini kendine yeterli görmeye başlar. Ve… Bu düşüncelerin sonucunda insanı çok büyük bir tuzak...

Toprağım Bana Küstü

  Toprağım Bana Küstü Sonbaharın gelmesiyle pazaryeri şenlenmişti. Pazarcılardan Nevzat ve eski topraklardan Hasan abi de diğer pazarcılar gibi sabahın ilk ışıklarıyla yerini almıştı. Hasan abi, 60’lı yaşlarını geçmiş, çiftçilik deneyimi ve hayat tecrübesi olan akıllı bir insandı. Nevzatta bu sebeple köyde en çok onun sözüne, yöntemine, güvenir onunla vakit geçirmeyi severdi. Bu nedenle tezgâhları da yan yanaydı. Nevzat bir yandan tezgâhtaki ürünleri müşterilerin beğenisine sunacak şekilde inci gibi dizerken bir yandan da Hasan abisiyle sohbet etmeyi ihmal etmiyordu. "Eskiden toprağı ne güzel sürer, hayvan gübresini yayar, mis gibi meyvemi sebzemi toplardım be Hasan abi.   Bu sene nasıl geçti hiç anlamadım. Birden yağmurlar bastırdı, sonra güneş kızdırdı, işimizi gücümüzü yapamaz olduk" dedi. "Sorma Nevzat, insanlar gibi, mevsimler de değişti, havaya da güvenemiyorsun insana da be evlat!" Bir yandan sohbet edip bir yandan da pazarın önünden geçen müşterilere sesle...

İyi İnsan Olmak

İyi İnsan Olmak İş çıkışı, evine giden yol üzerindeki parktan gelen sesler dikkatini çekti. Çocuklar ne güzel koşturup gülüşüyordu. Onların o eğlenceleri, mutlukları Sema’yı mutlu etmişti. Yüzüne konan tebessümle, eve doğru hızlı adımlarla ilerledi. Apartmanın köşesindeki fırıncı İhsan abiye uğradı. Bazen evde ekmek olsa da uğrardı fırına. Çünkü İhsan abinin o tebessümlü hatırşinas konuşması çok hoşuna giderdi. Her görüşmelerinden sonra Sema, "Ayaküstü enerji depoladım" derdi. Yine aynısı olmuştu, yüzündeki tebessüm daha da yayılarak evinin kapısını çaldı. Kapıyı annesi açmıştı. Daha girer girmez anlatmaya başladı.  "Biliyor musun Sema? Adamı öldüren komşusu çıktı." Sema’nın tüm enerjisi çekildi. "Anne ya yeni girdim eve. Daha nasılsın bile demeden bana bütün gün izlediğin trajedileri anlatma ne olursun." Annesi emekli olduktan sonra gündüz kuşağı programlarını hiç kaçırmayan biri olmuştu. Sabah kuşağı, öğlen kuşağı ne varsa televizyonda onu izlerdi. Aslı...