İnsanlık Sınavı: Kuddüs Sonbaharın gelmesiyle hanımeli çiçeklerinin yaprakları dökülmüş, renkleri solmuştu. Gece poyrazdan esen rüzgârın uğultusu uykuları kaçırıyordu. Ters esen rüzgârdan sobalı evler etkilenmiş zehirlenmemek için erkenden söndürmüşlerdi. Koca bir yaz geçmişti üniversite biteli. Mutlu günler çabuk geçer, kış erken bastırır bir türlü bitmek bilmezdi... Sabah kalkar kalkmaz ilk işi bildirimlerini kontrol etmek olurdu. O gün de uyanınca hemen eline telefonu aldı ve mesajları okumaya başladı. Anlam veremediği, bir araya getiremediği cümleleri kaç kere okudu kendisi de bilmiyordu. “Tûba... Bütün ailesi... Trafik kazası... Cenazesi... Yarın...” Okudu, tekrar okudu inanamayıp arkadaşını aradı. Maalesef acı haber doğruydu. Tuba üniversiteden yeni mezun olmuştu. Bayramda ailesi ile memleketten dönerken trafik kazası geçirmişlerdi. Kendisiyle beraber erkek kardeşi, annesi, babası da vefat etmişti. Ölümü başkalarından duyardı da çok yakınında ve kendi yaşıtı olması şok etkisi bır...
Dününden daha iyi olmak isteyen herkes için…