Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İlgi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Anne Bi Bakar Mısın?

Anne Bi Bakar Mısın? “Kime “ anne ” denir?”  Yazması gereken kompozisyon un konusu buydu. Ödev verileli bir hayli olmuş, aklına anneyi anlatacak düzinelerce sıfat gelmiş ama bunları bir türlü düzene koyamamıştı. “Sahi kime “anne” denirdi?” Daha da ötesi “anne” olmasa ne olurdu ki? Öyle ya insan annesiz olarak da dünyaya gönderilebilirdi. Kimseye bununla ilgili bir söz verilmemişti. Böyle takdir edildiği için herkes bir anneden dünyaya geliyordu. Doğduğunda onu şefkatle sarmalayacak bir canlının kucağına bırakılıyordu.  O halde merhameti olana “anne” denebilir miydi? Cevabı kendi kendine verdi. Kesinlikle merhamet ve anne yan yana birbirine çok yakışan iki kelime idi. Bulmacanın büyük bölümünü merhamet kaplasa da yanına konulacak daha çok şey olduğu kesindi. O anne ki daha bebeklikten yavrusunu beslemeye başlıyor, ona bir şey olmasın diye elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bu, hayvanda dahi aynı şekilde işliyordu. Bir kuş, yavrusu için koca dozere meydan okuyabiliyordu. ...

Evlat!...

Evlat!...  Belma iyi bir koleji bitirdikten sonra Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birini kazanmış ve orayı da başarıyla tamamlamıştı. Hocaları onun üniversitede kalıp öğretim görevlisi olması için ısrar ediyorlardı. Üniversitede rektörlüğe uzanan bir yolda çalışmak Belma'nın da hayaliydi. Eşiyle de bu teklif üzerine istişare ettikten sonra üniversite de kalmaya karar verdi. Böylece hayaline giden yolda bir adım atmış oldu.  Belma işini çok severek yapıyor, çok çalışıyordu. Bazen sabahlara kadar makale yazmakla uğraşıyor, işinin hakkını fazlasıyla veriyordu. Bu çalışma temposuyla kariyerinde adım adım ilerleyerek doçentliğe kadar gelmişti. Üniversitede öğrencisinden, öğretim görevlilerine, çalışan personele kadar herkesin sevdiği, saydığı bir insandı. İşini mesleğini büyük bir aşkla yapıyordu. Bu süreçte kendisinin ve eşinin ortak istekleri doğrultusunda bir çocuk sahibi olmaya karar verdiler… Belma hamileliği boyunca da mesleğini büyük bir aşkla devam ettirdi. Ta ki evl...

Olduğun Yerde Olmak

Olduğun Yerde Olmak Güneşin ilk aydınlığı, apartmanın en üst katından görünmeye başlamıştı. Yükseldikçe alt katlara doğru sanki ışıklarıyla göz kırpıyordu. 3.üncü katın bu kadar ışıl ışıl olmasına rağmen en üst katta yaşayan Nursel, alarmı ertelemekte ve yataktan kalkmamakta ısrar ediyordu.  Nihayet son alarmda uyanmayı başarmıştı. “ Yine mi yaaa “ diyerek kalktı ilk yaptığı şey akşamdan kapattığı telefonun internetini açmak oldu. Bildirimler arka arkaya düşmeye başladı. Nursel aceleyle buzdolabından kahvaltılıkları çıkarırken bir yandan da çocuklara sesleniyordu: ‘’Hadi artık geç kalacağız. Bir yandan da göz ucuyla sosyal medya haberlerine bakıyordu; Bak bak şu fenomene paraları saçıyordu, meğer nerelerden kazanıyormuş paraları, aman banane! Banu’lar tatile nereye gitmiş öyle, yaramaz çocuklarla nasıl geziyor anlamıyorum yapan yapıyor! Zeynep’in kocası evlilik yıl dönümünde ne almış öyle, aman gösteriş yapsın habire..." Nursel’e göre çocukları çok mızmızdı. “Yine yememişsiniz ney...