Ana içeriğe atla

Yaşarken Uyanan

Yaşarken Uyanan

Bazen insan rüya görür, 

Sonra rüyadan uyanır da,

Rüya içinde rüyadaydım der…

Uyku içindeyken uykuda… 


Bazen rüyadayken bilir 

Rüyada olduğunu…

Bazen çok gerçekmiş gibi gelir,

Etkisindedir uyansa da… 


Bazen hatırında kalır, 

Gördükleri bir bir aklında…

Bir sahne, bir dekor,

Bir rolü var senaryoda…


Rolünün içinde bir rol,

Öykü içinde bir öykü,

Sahne içinde bir sahne…

Yaşantının içinde bir uykudadır…


Bazen uykudan uyanır, 

Bazen de uyandırılır…

Uykunun da rüyanın da, 

Hepsi bir sona varır...


Bazen uyanmasaydım der…

Biraz daha süre olsa…

Bazen uyandığına şükreder,

Güzel bir sona varınca… 


Güzel son insanın elindedir…

Yapıp ettiklerinin karşılığında,

İnsan hak ettiği yere gelir;

Ya kazanır ya kaybeder…


İnsan kazanma isteğindedir…

Kazananlar sahnedeki oyunda, 

Gerçek rolünü bilendir; 

Terk etmez, pes etmez yapamadığında…


Ve insan yaptıklarıyla yüzleşir,

Tüm gerçeklik belirir karşısında,  

Kazananlar zorla uyandırılan değil,

Yaşarken uyanandır amacına… 

***

İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak. 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanın amacını amaç edinmiştir. "Kim Kimdir", "İlişkilerde Ustalık" ve "Başarı Psikolojisi" programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur. 

"Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır."

*** 

Yorumlar

Belgin dedi ki…
Yaşarken uyanan olmak duasıyla
Mina dedi ki…
bazen rüyaları gerçek sanarız ama o rüyadır
Zeynep dedi ki…
İşler ters gittiğinde küsmemek 💓
Ertuğrul dedi ki…
İnsan yaptıklarıyla yüzleşir, Yapamadıklarıyla yüzleşir, İnsan kazanma isteğindedir. Ve İnsan sonunda hak ettiği yere gelir....
Adsız dedi ki…
Yaşarken amacını hatırlayan oluruz İmşALLAH
Elçin karakuş harika 👍
Emel dedi ki…
Herşeyin iç içe girdiği bir dönemde bilinç açıklığı ile hareket etmek ve hayatın değişmeyen yasalarına göre hareket etmek çok büyük avantaj.
Adsız dedi ki…
İnsanı bir geriye bir ileriye ve de şu ana götürerek düşündüren bir paylaşım olmuş emeklerinize sağlık. Dünyadayken uykuda olmak ne acı.
Şeyda inan dedi ki…
Yaşarken uyanabilmek nasip olsun...
Adsız dedi ki…
Bu dünyanın sonu olmadığını sananlara; "Ve insan yaptıklarıyla yüzleşir..."
Nağme dedi ki…
Yaşadığımız hayat daha nasıl güzel anlatılırdı bilemedim. Kaleminize sağlık...
Adsız dedi ki…
Güzel son insanın elinde yapıp ettiklerinin karşılığında🤲çok güzel bir anlatım
Adsız dedi ki…
Yaşarken amacını hatırlayıp doğru yolda gidenlerden oluruz inşallah🌺
BK dedi ki…
Yaşarken uyananlardan olabilmek...
İlknur M dedi ki…
Ne anlamlı ne güzel bir aktarım olmuş Yüreğinize sağlık. Yaşarken bir şeylerin farkına varanlardan olmak dileği ile....
Gökçen A. dedi ki…
yaşarken uyanan olmak, zorla uyandırılan değil...
Merve A dedi ki…
İnsan gözü açıkken de uykuda olabiliyor amacını anlamayınca…
Öznur dedi ki…
"Kazananlar zorla uyandırılan değil,
Yaşarken uyanandır amacına"
Doğru olanı bizlere ne güzel ifade etmişsiniz...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Olduğun Yerde Olmak

Olduğun Yerde Olmak Güneşin ilk aydınlığı, apartmanın en üst katından görünmeye başlamıştı. Yükseldikçe alt katlara doğru sanki ışıklarıyla göz kırpıyordu. 3.üncü katın bu kadar ışıl ışıl olmasına rağmen en üst katta yaşayan Nursel, alarmı ertelemekte ve yataktan kalkmamakta ısrar ediyordu.  Nihayet son alarmda uyanmayı başarmıştı. “ Yine mi yaaa “ diyerek kalktı ilk yaptığı şey akşamdan kapattığı telefonun internetini açmak oldu. Bildirimler arka arkaya düşmeye başladı. Nursel aceleyle buzdolabından kahvaltılıkları çıkarırken bir yandan da çocuklara sesleniyordu: ‘’Hadi artık geç kalacağız. Bir yandan da göz ucuyla sosyal medya haberlerine bakıyordu; Bak bak şu fenomene paraları saçıyordu, meğer nerelerden kazanıyormuş paraları, aman banane! Banu’lar tatile nereye gitmiş öyle, yaramaz çocuklarla nasıl geziyor anlamıyorum yapan yapıyor! Zeynep’in kocası evlilik yıl dönümünde ne almış öyle, aman gösteriş yapsın habire..." Nursel’e göre çocukları çok mızmızdı. “Yine yememişsiniz ney...

Yeter Artık

Yeter Artık Güneş, turuncu ve pembenin en güzel tonlarıyla yavaş yavaş batıyordu. Aytaç ailesi, akşam yemeğine davetlilerdi. Yola çıkacakları saat geçmesine rağmen küçük oğulları Emrah’ı ikna edemiyorlardı. Elindeki tableti bırakmamak için yine çığlık çığlığa ağlamıştı. Aile çaresizce artık bir uzvu haline gelen tableti elindeyken üzerini giydirmeye çalıştı, bir yandan da sakinleşmesi için uğraştılar. Sonunda üzerini giydirmeyi başardılar ama epeyce geç kalmışlardı. Yaklaşık bir saatlik çaba sonunda arabaya binebilmişlerdi. Emrah arka koltuğa yerleşir yerleşmez tabletine yeniden gömülmüştü. Annesi, dikiz aynasından Emrah’a bakınca gözündeki yaşın kuramadığını fark etti.  O an bebekliği geldi aklına. Ateşlenmesi, gazı nedeniyle ağlamaları ama bu ağlaması onlar gibi değildi. Annenin içine bir acı oturdu, tam geçmişe dalmıştı ki eşinin ‘’geldiiiik!’’ demesiyle irkildi. Geç de olsa gidecekleri yere ulaşmışlardı. Her zamanki gibi Emrah tabletine öyle dalmıştı ki babasının; ‘’Hadi geldik...

Erteleme Şimdi Yap

Erteleme Şimdi Yap Gün çoktan aydınlanmış ortalık hareketlenmişti. Kuşlar sabah konserlerini vermeye başlamışlardı. Görünmüyorlardı ama koro halinde ötüşüyorlardı. “Yine geciktim” diye söylendi Gonca “şu alarmı ertelemesem olmaz mı acaba?” “Azıcık daha uyusam” diye alarmı erteler sonra da apar topar kalkardı.  Yetişebileceğim işleri yetiştiremiyorum. Ne zaman şöyle bir "oh be yetiştim" diyeceğim acaba? "Yine geldiler beni bekliyorlar. Neden bekleten taraftayım?"  diye söylendi, alelacele çıktı evden. Bu günlerde bunları düşünürken buluyordu kendini. Öyle böyle servise yetişti, bazen kaçırdığı da oluyordu.  Ertele-me... Bu defa beş dakika daha erken geldi. İşleri dünden bugüne sarkmıştı, önceki günden de düne sarkan işler vardı. Zaten iyice alışmıştı geciktirmeye ve her defasında sarkan işleri daha fazla oluyordu. Buna bir çözüm bulmalı, nasıl yapabilirim? Diye düşündü. “Bu işler iyice birikti yardım alsam da yine birikiyor.” Dedi kendi kendine. Gonca, neyi doğru yap...