Bir yaz dönemi daha göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Havalar serinleyince, göçmen kuşlar gibi insanlar da evlerinin yolunu tuttu. Beklenen o dönem gelmiş, yaklaşık 10 ay sürecek maraton başlamıştı. Okul Dönemi...
Okulların açılması veliler tarafından dört gözle beklenense de aslında ebeveynlere bir gül bahçesi vaad etmiyor. Zira, okulların başlaması ödev trafiğini de beraberinde getiriyor.
Her ne kadar bazı okullarda ek etüt saatleri gibi desteklerle bu yük hafifletilmeye çalışılsa da yeterli olmayabiliyor.
Çocuklarını iyi bir geleceğe hazırlamanın iyi bir eğitimden geçtiğini düşünen ebeveynler imkânlarını zorluyor.
Anne babalar bazen okul seçimiyle, bazen derslere destek olmak için türlü fedakârlıklarda bulunuyor. Öyle ki bazen bu destek amacını aşıp çocukların dersleri, anne babaların asli görevi haline getirebiliyor.
Sonu istenmeyen yere varan işler güzel niyetlerle başlar ancak yöntem yanlış olunca varılacak nokta da yanlış olur.
Çocuğunun özgüvenli yetişmesini amaçlayan ebeveynler yanılgıya düşebilirler. Çocukları öğretmen ve arkadaşlarına karşı mahcup olmasın diye fazla korumacı davranabilirler. Hatalı veya eksik yaptığı ödevlerinin onu zor duruma sokacağını düşünerek ödev ve ders çalışma konusunu kendi sorumlulukları haline getirebilirler. Bir süre sonra çocuğun biraz daha olgunlaşıp kendi başına halleder hale geleceğini düşünürler. Ancak o zaman bir türlü gelmez.
İlginin kıvamı kaçıp hata yapması ve öğrenmesi için alan bırakılmayan çocuklarda kendi sorumluluğunu alma marifeti gelişmez.
İnsanın bir konu üzerinde emek verdikçe marifetlenir. Zaman zaman hatalar da olur. Anne babaların yaptığı hatasız ödevler çocuğu geliştirmez. Önemli olan kendi hatalarından da başkalarınınkinden de ders çıkarabilmek ve aynı hataları tekrar etmemektir.
İnsan anne baba olunca hayata bakış açısı değişir; kendine bir şey olduğu takdirde çocuklarının yaşayacağı zorluklarla ilgili endişeye kapılır.
Yaşam süresi hiç kimsenin kontrol edebileceği bir parametre değildir. O halde, gerçekten çocuğunun geleceğini düşünen bir anne babanın yapacağı şey ne olmalıdır?
Biz kıyamasak da bizim ona destek olamayacağımız bir an mutlaka gelir. Önemli olan onu erkenden hayata hazırlamak, güçlü şekilde yetiştirmektir.
Çocuğuna kıyamayan ebeveyn onu anne babasına karşı nazı geçen değil, hayata karşı güçlü ve söz sahibi olacak bir birey olarak yetiştirir. Çocuğunu sanki her an hayatta tek başına kalabilirmiş gibi yetiştirmesi, evladı için yapabileceği en iyi iyiliktir.
Her anne baba çocuğunun kahramanı olmak ister. Bundan daha iyisiyse kendisi kahraman olan bir çocuk yetiştirmektir. Her zorlukta ana baba ocağına sığınan değil, kendi ayakları üzerinde durabilecek güçte bir çocuk yetiştirmektir asıl mesele…
Peki, bunun için nereden başlamak gerekir?
En basitten. Kendi sorumluluklarını almayı öğreterek. İlk olarak yatağını kendisi toplayarak veya dişini kendisi fırçalayarak. Çok basit olan bir işi kendisi üstlenerek. Anne baba için de sabırla ve merhametle bu basit görevi mutlaka yapıp yapmadığını denetleyerek ve yıkıcı eleştirilerde bulunmayarak, zaman zaman kıvamı kaçırmadan takdir ederek.
Çocuk için yatağını toplamakla başlayan bağımsızlığını kazanma süreci bir süre sonra ödevini kendisi yapması, çantasını kendi hazırlaması şeklinde artarak ilerleyen bir silsileye dönüşür.
Sorumluluğu kendisi aldığı için belki ödevinde hata olacak, belki kalem kutusunu evde unutacak ama bu yaşadıkları onu ilerleyen günlerde başkalarından destek bekleyen değil kendi tedbirini alan bir bireye dönüştürecek.
O unuttuğu kalemi için çözüm üretmeyi, insanlarla ilişki kurmayı öğrenecek.
Küçük bir sorumlulukla başlayan süreç büyük sorumluluklara varır. Çocuk büyüdüğünde güçlü ve marifetli olur…

Yorumlar
Yorum Gönder