Ana içeriğe atla

RAMAZAN

RAMAZAN 

Rabbimizin insana cevap anahtarı, yol gösterici olarak Kadir Gecesinde indirdiği kitabımız, 

O geceyi içinde barındıran Ramazan ayı,

O ayın içinde farz kılınan oruç ibadeti...

Rabbimizin insana en büyük merhameti...

Ramazan

Öyle bir merhamet etmiş ki Rabbimiz, "şüphesiz" olarak söylediği en büyük düşmanımız bile bağlı.

Bu kadar merhametle, en büyük düşman etkisiz kalmışken,

Şimdi hangi taraftasın?

İşte gerçek ak ve karanın çıkması artık kaçınılmaz.

Zulmü yapan mısın, zulme uğrayan mı?

Yoksa zalimliği en çok kendine yapan mı?

***

İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak. 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanın amacını amaç edinmiştir. "Kim Kimdir""İlişkilerde Ustalık" ve "Başarı Psikolojisi" programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur. 

"Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır."

***

Yorumlar

Alev İ. dedi ki…
Sorular ve vermemiz gereken cevaplar belliyken, bizi doğru cevabı vermekten alıkoyacak her şey engellenmişken artık insanoğlunun hiçbir mazereti kalmamış oldu...
Emel dedi ki…
Gerçeğe uygun yaşayanlardan olabilmek dileğiyle, herkese hayırlı Ramazanlar dilerim.
Nağme dedi ki…
Ak ve kara açığa çıktığında doğru tarafta olanlardan olalım inşALLAH
BB dedi ki…
Hayırlı Ramazanlar
Gökçen A. dedi ki…
İyi ki RABBİMİZ var. Hayırlı ramazanlar…
Belgin dedi ki…
Evet geldi gelmekte olan. O gelenin kıymetini bilmek nasip olsun
Zeyno dedi ki…
Bazı açlıklar ruhu doyurur... Ne güzel bir ifade...
Ertuğrul Alakaş dedi ki…
Ramazan ayını çok seviyorum. İftar sofralarını çok seviyorum.
Adsız dedi ki…
Benim Ramazan ayı ile ilgili düşüncem büyük bir huzur iftar ı beraber açmak teravih namazı nı kılmak için cami heyecanı mutluluk sahurda bütün evlerin ışığının yanması
Elif Özarslan
Adsız dedi ki…
Zeynep Şaban dedi ki hayırlı ramazanlar
Adsız dedi ki…
Zeynep çoban diyor ki hayırlı ramazanlar
Halime Gazel dedi ki…
Hoşgeldin ey Ramazan. Kur'an ayı Ramazan❤️🤲🏼
Merve A dedi ki…
Başlarken daha çok varmış gibiydi bitmesine, şimdi sonlara geldik ve daha dün başlamış gibiyiz... avuçların içinden akıp giderken, ne kadar tutabildik? 1 yıla yetecek azığı toplayabilmek ümidiyle...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı?

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı? “ Egzersiz hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye bir soru sorsak, sizce cevaplar nasıl olurdu? Çoğunluk, egzersizin faydalarından bahseder, yapılması gerektiğini savunur. Yani “Neden yapmalıyız?” diye sorduğumuzda, çoğu kişi bunun iyi bir şey olduğunda hemfikirdir. Ama işin aslına bakarsak, bu söylemler çoğunlukla teoride kalır. Egzersizle gerçekten ilgilenenlerin sayısı oldukça azdır. Bu kadar iyi bir şeyse yaşam rutinimizde egzersize pay ayırmıyor olmamız garip değil mi? Alışveriş, yemek, eğlence gibi, sonunda keyif alacağımız bir şey söz konusu olduğunda, zaman ayırmakta zorlanmayız. Yol gitmek, efor sarf etmek gözümüze batmaz. Ama konu sağlığımız için harekete geçmek olunca, aynı hevesi gösteriyor muyuz? "Zamanım yok... Çok yoğunum... Yorgun hissediyorum... Bütçem yok... Yürüyecek yer yok... Düzgün salon yok... Hem zaten haftada iki saat egzersiz ne işe yarar ki?" Yapmak istemediğimiz bir şey için bahane üretmek hiç zor değil.  Uyku saatler...

Erteleme Şimdi Yap

Erteleme Şimdi Yap Gün çoktan aydınlanmış ortalık hareketlenmişti. Kuşlar sabah konserlerini vermeye başlamışlardı. Görünmüyorlardı ama koro halinde ötüşüyorlardı. “Yine geciktim” diye söylendi Gonca “şu alarmı ertelemesem olmaz mı acaba?” “Azıcık daha uyusam” diye alarmı erteler sonra da apar topar kalkardı.  Yetişebileceğim işleri yetiştiremiyorum. Ne zaman şöyle bir "oh be yetiştim" diyeceğim acaba? "Yine geldiler beni bekliyorlar. Neden bekleten taraftayım?"  diye söylendi, alelacele çıktı evden. Bu günlerde bunları düşünürken buluyordu kendini. Öyle böyle servise yetişti, bazen kaçırdığı da oluyordu.  Ertele-me... Bu defa beş dakika daha erken geldi. İşleri dünden bugüne sarkmıştı, önceki günden de düne sarkan işler vardı. Zaten iyice alışmıştı geciktirmeye ve her defasında sarkan işleri daha fazla oluyordu. Buna bir çözüm bulmalı, nasıl yapabilirim? Diye düşündü. “Bu işler iyice birikti yardım alsam da yine birikiyor.” Dedi kendi kendine. Gonca, neyi doğru yap...

Ben ve Kendim

Ben ve Kendim Sahilden geçen çocukların kahkahaları böldü dalıp gittiği yerden. Oysa ki biraz ferahlarım diye gelmişti her zaman geldiği bu sahile.  Hep aynı bankta oturur, aynı yerden simit alırdı. Bazen balıkları besler, bazen kuşları arada kendi ağzına birkaç lokma atardı. Zayıf bedenine bakan herkes onun çok da yemeğe düşkün olmadığı anlardı.  Evde hemen çıkınca boğazın o güzel manzarası belirirdi. Taş döşeli yokuşu inerken gördüğü manzaranın tadını çıkarırdı. Tüm arkadaşları; “Ya Buse ne şanslı kadınsın. Bu manzara insanın ömrüne değer diyorlardı.” Tabi hiç o yokuş çıkışını düşünmeden. Hayat gibi. Dalıp gitmesine sebep olan fotoğrafa bakıyordu şimdi. Hala o mutlu günlerden kalan fotoğrafı silememişti telefonun ekranından. Oysa ayrılalı neredeyse bir sene olacaktı. İş yerindeki arkadaşları "Öğrenemedin bir türlü. Adam seni boşadı gitti. Bir de evlendi sen hala resmini mi taşıyorsun.  Onca yıllık kocanı tanıyamamışsın işte." Neyi öğrenememişti Buse? Öğrenme nasıl olurd...