Ana içeriğe atla

KADIN…

KADIN...

Evin neşelisi…

Tebessüm ettireni…

Duygusallığı ile hayata anlam katabileni…

Faydayı güzel sunabilme marifeti olanı…

Kadınlar Günü

Emanet değerlidir. Kadın emanet edilendir. 

En değerlinin emanetidir. 

Yaratılandan değer görmeyi beklerken kendini mutsuz eden kadın mı?

Değerinin kıymetini bilip üzerine değer ekleyebilen kadın mı?

Senin seçimin ne?



***

İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak. 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanın amacını amaç edinmiştir. "Kim Kimdir", "İlişkilerde Ustalık" ve "Başarı Psikolojisi" programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur. 

"Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır."

***

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Değerinin kıymetini bilip üzerine değer ekleyebilenLerden olmak niyetiyle🥰
Adsız dedi ki…
En değerlinin emaneti ❤️
Su dedi ki…
Neşe vereni huzur vereni… emeğinize sağlık
Adsız dedi ki…
Emeğinize sağlık..🤗
İlknur M dedi ki…
Kadın olmak.. Kıymetini bildiğinde değerli. Ama en çok da Sana kıymet vereni unutmadığında daha da değerli. Kaleminize sağlık.
Adsız dedi ki…
Değerinin kıymetini bilip üzerine değer ekleyebilen kadın mı?
BB dedi ki…
Kendi değerini kıymetini artıran kadın her zaman daha güçlüdür.
Zeyno dedi ki…
Şimdi bu yazıyı okuyan beyler ‘’Huzur mu?’’ diyor olabilir. Bizde o potansiyel var demek istiyoruz:) İlişkiler dengeye gelince kadınlar bu sayılan özelliklerim hepsini gösterirler; tanıştıkları zaman olduğu gibi :)
Adsız dedi ki…
Kendine değer katabilen kadınlardan olmak isteğiyle...
EsraB dedi ki…
Emanet edilmek ne güzel bir duygu...Kadının gücü emanet edilecek kadar değerli olmasında gizli gibi anlıyorum...
Özlem dedi ki…
Beklentisini doğru yere koyabilmiş ve mutlu olabilmiş kadın 🌼🤗
Adsız dedi ki…
İşte bu .. en kıymetli verir kıymet sadece
Ö. dedi ki…
Evin neşelisi :) O evde kadın neşeliyse herkes neşeli, kadın gerginse herkes gergin, parmak ucunda çıt çıkarmamaya çalışıyor :) Neşemiz daim olsun :))
Öznur dedi ki…
Kadını tanımlayan en öncelikli özellikleri; neşeli olabilmesi, bulunduğu yere güzellik katabilmesi, bu değerleri kaybetmeyen kadınlar olabilmek dileğiyle...
Nağme dedi ki…
En sevilenin emaneti... Keşke kendi kıymetini kendi anlayabilseydi...
Emn dedi ki…
Hayata güzellik ve keyif katan, estetiğiyle bulunduğu yere lezzet veren, canlılığıyla gönülleri ısıtan , yemek kokularıyla karşıladığı misafirlerine mutluluk veren...
Adsız dedi ki…
Kadın iç dünyasında güçlüyse neşelidir renklidir:)Ama günümüzde dıştan güçlü gibi görünen ama iç dünyası zayıf kadınlar olduk..İyi ki eğitimlerle yolumuz kesişmiş değerimizi farkettirenlere sonsuz teşekkürler🌺
Adsız dedi ki…
Zannedilen kadınla, olunması gereken kadını çok güzel ayrıştıran bir yazı. Ancak gerçek olursan, gerçek kıymet görürsün.
Adsız dedi ki…
En degerlinin emaneti kim bilir nasıl değerlidir
Adsız dedi ki…
En değerlinin emaneti🤍 değerini bilen olmak her daim …
Adsız dedi ki…
En değerlinin emaneti:) ne güzel bir ifade

Bu blogdaki popüler yayınlar

Olduğun Yerde Olmak

Olduğun Yerde Olmak Güneşin ilk aydınlığı, apartmanın en üst katından görünmeye başlamıştı. Yükseldikçe alt katlara doğru sanki ışıklarıyla göz kırpıyordu. 3.üncü katın bu kadar ışıl ışıl olmasına rağmen en üst katta yaşayan Nursel, alarmı ertelemekte ve yataktan kalkmamakta ısrar ediyordu.  Nihayet son alarmda uyanmayı başarmıştı. “ Yine mi yaaa “ diyerek kalktı ilk yaptığı şey akşamdan kapattığı telefonun internetini açmak oldu. Bildirimler arka arkaya düşmeye başladı. Nursel aceleyle buzdolabından kahvaltılıkları çıkarırken bir yandan da çocuklara sesleniyordu: ‘’Hadi artık geç kalacağız. Bir yandan da göz ucuyla sosyal medya haberlerine bakıyordu; Bak bak şu fenomene paraları saçıyordu, meğer nerelerden kazanıyormuş paraları, aman banane! Banu’lar tatile nereye gitmiş öyle, yaramaz çocuklarla nasıl geziyor anlamıyorum yapan yapıyor! Zeynep’in kocası evlilik yıl dönümünde ne almış öyle, aman gösteriş yapsın habire..." Nursel’e göre çocukları çok mızmızdı. “Yine yememişsiniz ney...

Yeter Artık

Yeter Artık Güneş, turuncu ve pembenin en güzel tonlarıyla yavaş yavaş batıyordu. Aytaç ailesi, akşam yemeğine davetlilerdi. Yola çıkacakları saat geçmesine rağmen küçük oğulları Emrah’ı ikna edemiyorlardı. Elindeki tableti bırakmamak için yine çığlık çığlığa ağlamıştı. Aile çaresizce artık bir uzvu haline gelen tableti elindeyken üzerini giydirmeye çalıştı, bir yandan da sakinleşmesi için uğraştılar. Sonunda üzerini giydirmeyi başardılar ama epeyce geç kalmışlardı. Yaklaşık bir saatlik çaba sonunda arabaya binebilmişlerdi. Emrah arka koltuğa yerleşir yerleşmez tabletine yeniden gömülmüştü. Annesi, dikiz aynasından Emrah’a bakınca gözündeki yaşın kuramadığını fark etti.  O an bebekliği geldi aklına. Ateşlenmesi, gazı nedeniyle ağlamaları ama bu ağlaması onlar gibi değildi. Annenin içine bir acı oturdu, tam geçmişe dalmıştı ki eşinin ‘’geldiiiik!’’ demesiyle irkildi. Geç de olsa gidecekleri yere ulaşmışlardı. Her zamanki gibi Emrah tabletine öyle dalmıştı ki babasının; ‘’Hadi geldik...

Erteleme Şimdi Yap

Erteleme Şimdi Yap Gün çoktan aydınlanmış ortalık hareketlenmişti. Kuşlar sabah konserlerini vermeye başlamışlardı. Görünmüyorlardı ama koro halinde ötüşüyorlardı. “Yine geciktim” diye söylendi Gonca “şu alarmı ertelemesem olmaz mı acaba?” “Azıcık daha uyusam” diye alarmı erteler sonra da apar topar kalkardı.  Yetişebileceğim işleri yetiştiremiyorum. Ne zaman şöyle bir "oh be yetiştim" diyeceğim acaba? "Yine geldiler beni bekliyorlar. Neden bekleten taraftayım?"  diye söylendi, alelacele çıktı evden. Bu günlerde bunları düşünürken buluyordu kendini. Öyle böyle servise yetişti, bazen kaçırdığı da oluyordu.  Ertele-me... Bu defa beş dakika daha erken geldi. İşleri dünden bugüne sarkmıştı, önceki günden de düne sarkan işler vardı. Zaten iyice alışmıştı geciktirmeye ve her defasında sarkan işleri daha fazla oluyordu. Buna bir çözüm bulmalı, nasıl yapabilirim? Diye düşündü. “Bu işler iyice birikti yardım alsam da yine birikiyor.” Dedi kendi kendine. Gonca, neyi doğru yap...