Ana içeriğe atla

O’nunla Bağlan Hayata!

O’nunla Bağlan Hayata!

Modern dünya insanının en büyük korkularından biri yalnız kalmak ve bağlantısızlık... İnsan bağlantı kurdukça güçlenen bir yapıda dizayn edilmişken bağ kurmamak insanı zayıf bırakır. Bilimsel araştırmalar da uzun süren yalnızlığın beyin hücrelerine iyi gelmediğini ortaya koyuyor. İlişki kurdukça kuvvetlenen beyin, ilişki kurulmadığında da körelme yaşıyor. 

İnsan nasıl ilişki kurar?

Çocuk sevgi, bakım gibi ihtiyaçlarını anneden alırken, anne ise sevgi ve anne olma duygusunu ondan alır. Bir karı koca aslında imkanlarını takas ederler. Bir patron ile çalışan imkanlarını takas ederler. Patron kendindeki para ile çalışanının bilgi ve zamanını takas eder. 

Karşımızdaki insanla bir imkanımızı paylaşmak ve ondan bir karşılık beklemek olağan bir insan davranışıdır. Ancak en kalitelisi ondan bir karşılık beklemeden yapmaktır. Aslında bizler buna meyilli yaratıldık. Araştırmalar, gönüllülük ve karşılıksız iyilik yapma gibi davranışların beyindeki mutluluk merkezlerini uyararak dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının daha fazla salgılanmasını sağladığını gösteriyor.  Peki, mutluluk bu kadar yakınken nasıl bu kadar uzak hale geldi? İnsan neden gerçek bağlantılar kurmaktan uzaklaştı?

İnsan kiminle bağlantı kurar? Kendi cinsiyle, hayvanla, bitkilerle… Ama en önemlisi kendini yaratanla. 

Yaratanla kurulamamış bir bağlantı her yerde bağlantısızlık demekken, yaratanla kurulmuş bağlantı her yerde bağlantılı olmak demektir. 

  • Onun razı olması için bir yetimin başını okşamak onunla kurulan bir bağlantıdır.
  • Yolda kalmış birisine yardım etmek onunla kurulan bir bağlantıdır. 
  • Kimsenin görmediği yerdeki çöpü atmak onunla kurulmuş bir bağlantıdır. 
  • Bir ineğin doğumu ve danasıyla olan ilişkisine şahit olmak, ineğin nasıl davranacağını tereddüt etmeden bilmesine hayran olmak yaratanla kurulan bir bağlantıdır. 
  • Mazluma zulmeden zalime engel olmak olamıyorsa da duyurmak O’nunla kurulan bir bağlantıdır. 
  • Temiz bir niyet, güzel bir dua O’nunla kurulan bir bağlantıdır. 
  • Canımız yandığında karşımızdakinin hala hayrını dilemek O’nunla kurulan en güzel bağlantılardan biridir. 

Doğru yerde kurulan bağlantılar insanı hem bu dünyasında hem sonraki hayatında mutlu eder. 

Doğru bağlantılar kurabilmek duasıyla…

***

İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak. 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanın amacını amaç edinmiştir. "Kim Kimdir""İlişkilerde Ustalık" ve "Başarı Psikolojisi" programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur. 

"Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır."

***

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Çok güzel😍 kaleminize sağlık🌸
Ayşe N. dedi ki…
Karşılık beklemeden yapilan iyilik insana iyi gelir, teşekkürler :)
Belgin dedi ki…
Doğru bağlantı kurabilmek duası ile... Elinize sağlık
Adsız dedi ki…
Yaratanla kurulamamış bir bağlantı her yerde bağlantısızlık demektir.... Çok çarpıcı... ALLAH ın rızasını merkeze koymadan yapılan davranışlar geldi de aklıma... Onu zıtta çevirmek de bizim elimizde, her zaman umut var... :)
İlknur M dedi ki…
Doğru bağlantı kurmak... en önemli anahtar. Kaleminize sağlık
Ö. dedi ki…
Gönüllü ve karşılıksız iyilik yapınca yüreğimde oluşan hissi, ruhumdaki hafiflemeyi tarif edebilsem keşke... :) Ama bence siz beni anlıyorsunuz... :)
Adsız dedi ki…
Bu kadar kolayken Rabbimizle bağlantı kurmak insan nasıl da gaflete düşüyor. Elinize emeğinize sağlık. 🌺
Adsız dedi ki…
Allahım ona vereceğin zarar kadar bana hayır ver .. diye dua ediyorum Rabnime havale ettiğim her olayda onunla bağlantı kurmuş olduğumu düşünüyorum .. İyi ki .. İyi ki …
Emel dedi ki…
İlişki kurabilmek ve daha önce kurulmuş olan bir ilişkiyi devam ettirebilmek, günümüzün en büyük meselesi. "Ya uzak herkes birbirine ya ilişkiler vıcık vıcık." Dengeli ilişki kurabilmenin formülü nedir acaba? Bunun detaylarını öğrenebilmek için, Deneyimsel Tasarım Öğretisinin seminerlerini tavsiye ederim.
Gökçe K dedi ki…
Yaratanla kurulmuş bağlantı her yerde bağlantılı olmak demektir. Ne kadar anlamlı bir cümle. Kaleminize sağlık
Adsız dedi ki…
Ana bağlatı kopuksa diğerleri artık senin için bir şifa olamaz.
Öznur dedi ki…
İnsan kendi iyiliği için başkalarının iyiliğini düşünebilmeli... Aslında birine destek oldukça asıl destek olduğumuz kendimiz oluyoruz öyle değil mi?
Nağme dedi ki…
Unuttuklarımızı hatırlatan güzel bir yazı... Teşekkürler...
Merve dedi ki…
Doğru bağlantılar kurabilmek👏🌸
Adsız dedi ki…
Doğru bağlantı kurabilmek duasıyla .🤲🏻🌸
Merve A dedi ki…
Bağları doğru yönde kurmak dileğiyle 🌸
Nur dedi ki…
Ana bağlantısı kopuk oldukça hiçbir bağlantısı gerçek olamayacak. Gerçekten de doğru bağlantılar kurabilmek duasıyla.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı?

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı? “ Egzersiz hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye bir soru sorsak, sizce cevaplar nasıl olurdu? Çoğunluk, egzersizin faydalarından bahseder, yapılması gerektiğini savunur. Yani “Neden yapmalıyız?” diye sorduğumuzda, çoğu kişi bunun iyi bir şey olduğunda hemfikirdir. Ama işin aslına bakarsak, bu söylemler çoğunlukla teoride kalır. Egzersizle gerçekten ilgilenenlerin sayısı oldukça azdır. Bu kadar iyi bir şeyse yaşam rutinimizde egzersize pay ayırmıyor olmamız garip değil mi? Alışveriş, yemek, eğlence gibi, sonunda keyif alacağımız bir şey söz konusu olduğunda, zaman ayırmakta zorlanmayız. Yol gitmek, efor sarf etmek gözümüze batmaz. Ama konu sağlığımız için harekete geçmek olunca, aynı hevesi gösteriyor muyuz? "Zamanım yok... Çok yoğunum... Yorgun hissediyorum... Bütçem yok... Yürüyecek yer yok... Düzgün salon yok... Hem zaten haftada iki saat egzersiz ne işe yarar ki?" Yapmak istemediğimiz bir şey için bahane üretmek hiç zor değil.  Uyku saatler...

Erteleme Şimdi Yap

Erteleme Şimdi Yap Gün çoktan aydınlanmış ortalık hareketlenmişti. Kuşlar sabah konserlerini vermeye başlamışlardı. Görünmüyorlardı ama koro halinde ötüşüyorlardı. “Yine geciktim” diye söylendi Gonca “şu alarmı ertelemesem olmaz mı acaba?” “Azıcık daha uyusam” diye alarmı erteler sonra da apar topar kalkardı.  Yetişebileceğim işleri yetiştiremiyorum. Ne zaman şöyle bir "oh be yetiştim" diyeceğim acaba? "Yine geldiler beni bekliyorlar. Neden bekleten taraftayım?"  diye söylendi, alelacele çıktı evden. Bu günlerde bunları düşünürken buluyordu kendini. Öyle böyle servise yetişti, bazen kaçırdığı da oluyordu.  Ertele-me... Bu defa beş dakika daha erken geldi. İşleri dünden bugüne sarkmıştı, önceki günden de düne sarkan işler vardı. Zaten iyice alışmıştı geciktirmeye ve her defasında sarkan işleri daha fazla oluyordu. Buna bir çözüm bulmalı, nasıl yapabilirim? Diye düşündü. “Bu işler iyice birikti yardım alsam da yine birikiyor.” Dedi kendi kendine. Gonca, neyi doğru yap...

Ben ve Kendim

Ben ve Kendim Sahilden geçen çocukların kahkahaları böldü dalıp gittiği yerden. Oysa ki biraz ferahlarım diye gelmişti her zaman geldiği bu sahile.  Hep aynı bankta oturur, aynı yerden simit alırdı. Bazen balıkları besler, bazen kuşları arada kendi ağzına birkaç lokma atardı. Zayıf bedenine bakan herkes onun çok da yemeğe düşkün olmadığı anlardı.  Evde hemen çıkınca boğazın o güzel manzarası belirirdi. Taş döşeli yokuşu inerken gördüğü manzaranın tadını çıkarırdı. Tüm arkadaşları; “Ya Buse ne şanslı kadınsın. Bu manzara insanın ömrüne değer diyorlardı.” Tabi hiç o yokuş çıkışını düşünmeden. Hayat gibi. Dalıp gitmesine sebep olan fotoğrafa bakıyordu şimdi. Hala o mutlu günlerden kalan fotoğrafı silememişti telefonun ekranından. Oysa ayrılalı neredeyse bir sene olacaktı. İş yerindeki arkadaşları "Öğrenemedin bir türlü. Adam seni boşadı gitti. Bir de evlendi sen hala resmini mi taşıyorsun.  Onca yıllık kocanı tanıyamamışsın işte." Neyi öğrenememişti Buse? Öğrenme nasıl olurd...