Ana içeriğe atla

İnsan Seçimlerini Yaşar

İnsan Seçimlerini Yaşar

Sen derslerine çalış, okulunu oku, başka bir şey istemem...

İyi bir meslek sahibi ol, gözümüz arkada kalmasın...

Mesleğini eline al, sonra evliliği düşünürsün...


Sonrası malum...


Yok mu kimse anlaştığın?

Çocuk sahibi olacağın yaşlar da geldi...


Peki gerçekte sen ne istiyorsun? 

Seni sen yapan değerlerin neler? 

Yaşamını inşa ettiğin seçimlerin?


Peki ya mutluluk nedir,

İnsan nasıl mutlu olur?

Mutluluk

***

İnsanoğlu var olduğundan bu yana amacı hiç değişmemiştir. Mutlu başarılı olmak ve iyi ilişkiler kurmak. 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi de insanın amacını amaç edinmiştir. "Kim Kimdir""İlişkilerde Ustalık" ve "Başarı Psikolojisi" programlarında sunduğu stratejilerle insanların dününden daha başarılı, daha mutlu ve daha marifetli olmalarına destek olur. 

"Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen biri vardır."

***

Yorumlar

Ayşe N. dedi ki…
Insanın evlilik gibi onemli bir konuda hangi ölçülere göre seçim yapacağını biliyor olması ne büyük konfor ... :)
BeyZA dedi ki…
Yarama tuz bastı bu yazı ama iyileşirken de biraz can yanıyor, küçükken düşünce sürülüp yaktığı ün üflenen tentürdiyot gibi :)
İlknur M dedi ki…
Seçtiklerim hayatimi dizayn ediyorsa neyi seçip sevmeyeceğim iyi ayırt etmek çok kıymetli. Kaleminize sağlık.
Belgin dedi ki…
Seçimler insanın geleceğini dizayn ediyorsa, şimdi şu an seçtiklerimiz iyi ya da kötü ne olursa olsun bizim için çk kıymetli. Gelecekteki yerimi yönümü belirliyor.
Selma dedi ki…
Gerçekten ne acı...Maalesef ben de bu yalanla büyüdüm... Akademik hayattan başkasına kıymet vermedik insan gelişiminde... Benim gibi büyütulmemiş olan kuzenlerimin tarla, bahçe nedir bildikleri gibi hem çocukları hem mutlu birliktelikleri hem de diplomaları var:)
Emel dedi ki…
Doğru seçim yapabilmek için, insanın öncelikle gerçeği bilmesi gerekiyor. Gerçeği bilmeden seçim yapınca insan problemin çözümünü bulamayabiliyor.
Adsız dedi ki…
Hayatta verdiğimiz her tepkinin bir karşılığı olması , her seçimimizin bir sonucunun olmasını unutmamak … hatırlamak unutmamak lazım
Öznur dedi ki…
Seçimler bir sonraki durak noktamızı tayin ediyor, kendi seçimlerimizle kendi suyumuza huyumuza göre duraklar tayin edebiliyoruz...
Merve A dedi ki…
Kopyala yapıştır bir hayat yaşıyoruz neredeyse… ezbere yaşayıp hiç düşünmediğimiz… ezberleri bozduranlara, samimiyeti anlatanlara teşekkürler…
Adsız dedi ki…
İnsanın seçim kriterlerinin olması ne kadar kıymetli.
Adsız dedi ki…
Seçimlerimizi toplum mu belirliyor yoksa ihtiyaçlarımız mı?
Adsız dedi ki…
Seçimler seçimler …
Adsız dedi ki…
İnsan nasıl mutlu olur?çok güzel düşündürücü bir yazı
Adsız dedi ki…
İnsan bu hayatta hep mutlu olmak için seçim yapıyor. Ama seçtikleri ile mutsuz oluyor. Gerçekten seçimlerini nasıl yapacağımız çok önemli. teşekkürler .....
Adsız dedi ki…
Ne güzel konuya deginmissiniz teşekkürler

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı?

Haftada İki Saat Spor İşe Yarar Mı? “ Egzersiz hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye bir soru sorsak, sizce cevaplar nasıl olurdu? Çoğunluk, egzersizin faydalarından bahseder, yapılması gerektiğini savunur. Yani “Neden yapmalıyız?” diye sorduğumuzda, çoğu kişi bunun iyi bir şey olduğunda hemfikirdir. Ama işin aslına bakarsak, bu söylemler çoğunlukla teoride kalır. Egzersizle gerçekten ilgilenenlerin sayısı oldukça azdır. Bu kadar iyi bir şeyse yaşam rutinimizde egzersize pay ayırmıyor olmamız garip değil mi? Alışveriş, yemek, eğlence gibi, sonunda keyif alacağımız bir şey söz konusu olduğunda, zaman ayırmakta zorlanmayız. Yol gitmek, efor sarf etmek gözümüze batmaz. Ama konu sağlığımız için harekete geçmek olunca, aynı hevesi gösteriyor muyuz? "Zamanım yok... Çok yoğunum... Yorgun hissediyorum... Bütçem yok... Yürüyecek yer yok... Düzgün salon yok... Hem zaten haftada iki saat egzersiz ne işe yarar ki?" Yapmak istemediğimiz bir şey için bahane üretmek hiç zor değil.  Uyku saatler...

Erteleme Şimdi Yap

Erteleme Şimdi Yap Gün çoktan aydınlanmış ortalık hareketlenmişti. Kuşlar sabah konserlerini vermeye başlamışlardı. Görünmüyorlardı ama koro halinde ötüşüyorlardı. “Yine geciktim” diye söylendi Gonca “şu alarmı ertelemesem olmaz mı acaba?” “Azıcık daha uyusam” diye alarmı erteler sonra da apar topar kalkardı.  Yetişebileceğim işleri yetiştiremiyorum. Ne zaman şöyle bir "oh be yetiştim" diyeceğim acaba? "Yine geldiler beni bekliyorlar. Neden bekleten taraftayım?"  diye söylendi, alelacele çıktı evden. Bu günlerde bunları düşünürken buluyordu kendini. Öyle böyle servise yetişti, bazen kaçırdığı da oluyordu.  Ertele-me... Bu defa beş dakika daha erken geldi. İşleri dünden bugüne sarkmıştı, önceki günden de düne sarkan işler vardı. Zaten iyice alışmıştı geciktirmeye ve her defasında sarkan işleri daha fazla oluyordu. Buna bir çözüm bulmalı, nasıl yapabilirim? Diye düşündü. “Bu işler iyice birikti yardım alsam da yine birikiyor.” Dedi kendi kendine. Gonca, neyi doğru yap...

Ben ve Kendim

Ben ve Kendim Sahilden geçen çocukların kahkahaları böldü dalıp gittiği yerden. Oysa ki biraz ferahlarım diye gelmişti her zaman geldiği bu sahile.  Hep aynı bankta oturur, aynı yerden simit alırdı. Bazen balıkları besler, bazen kuşları arada kendi ağzına birkaç lokma atardı. Zayıf bedenine bakan herkes onun çok da yemeğe düşkün olmadığı anlardı.  Evde hemen çıkınca boğazın o güzel manzarası belirirdi. Taş döşeli yokuşu inerken gördüğü manzaranın tadını çıkarırdı. Tüm arkadaşları; “Ya Buse ne şanslı kadınsın. Bu manzara insanın ömrüne değer diyorlardı.” Tabi hiç o yokuş çıkışını düşünmeden. Hayat gibi. Dalıp gitmesine sebep olan fotoğrafa bakıyordu şimdi. Hala o mutlu günlerden kalan fotoğrafı silememişti telefonun ekranından. Oysa ayrılalı neredeyse bir sene olacaktı. İş yerindeki arkadaşları "Öğrenemedin bir türlü. Adam seni boşadı gitti. Bir de evlendi sen hala resmini mi taşıyorsun.  Onca yıllık kocanı tanıyamamışsın işte." Neyi öğrenememişti Buse? Öğrenme nasıl olurd...